Ülkemizde 16. yüzyılda başlayan şeker imalatında tatlandırıcı malzeme olarak bal, pekmez su tutucu ve dolgu malzemesi olarak da un kullanılmakta idi. 18. yy’den itibaren Avrupa’da üretilmeye başlayan şekerin Türkiye’ye girmesi ile birlikte Hacı Bekir bu şekeri havanlarda gül tarçın vb. ile dövüp eriterek doğal koku ve aromalı akide şekerleri üretmeye başlamıştır. Daha sonraları da un yerine nişasta kullanarak o doğal ve mükemmel lezzetteki lokum imalatını yapmıştır. Bu özellikleri ve katkılarından dolayı Hacı Bekir’e Türk ve Dünya Şekerlemeciliği’nin üstadı diyebiliriz.

Turkish Delight (Türk Lokumu)

Hacı Bekir’in Bahçekapı’daki dükkanından alınan ve Avrupa’ya götürülen şekerlemeler İngiliz bir turist tarafından Avrupa’da“ Turkish Delight ” olarak tanıtılmasına sebep olmuştur. Bizzat kendi eliyle yaptığı imalat ve yeni şekerleme çeşitleri ile haklı üne kavuşan Hacı Bekir zamanın padişahı tarafından takdire şayan görülmüştür daha sonra kendisi ödüllendirilerek sarayın şekercisi olarak anılmıştır. 


Hacı Bekir’den sonra oğlu Mehmet Muhiddin Efendi ve torunu Ali Muhiddin ustalarının yolundan giderek bu konudaki çalışmalarına devam etmişlerdir. Şekerciliğe adım atan üç neslin adını taşıyan Ali Muhiddin Hacı Bekir müessesesi başta İstanbul olmak üzere yurdun ve dünyanın birçok yerinde faaliyet göstermektedir. Hacı Bekir lokumu ya da şekerlemesi başta Avrupa olmak üzere dünyanın birçok yerinde hatırı sayılır bir üne ve güvene kavuşmuştur.